Borcunuz Varsa Bağımsız Değilsiniz !
Eyl 25, 2008 Bana Dair
Askerden önce, Allah’a can borcumdan başka kimseye borcum yoktu. Hatta, bir miktar da alacağım vardı. Kirada oturuyordum. Tek sıkıntım sanırım bu idi.
Bu sorunu çözmek için, yaklaşık 40 bin lira alacağım olan ev sahibime, askerlik dönüşü peyderpey ödemek üzere 40 bin lira borçlanarak oturduğum evi satın aldım. Askerlik bitti yaklaşık iki yıl önce.
Döner dönmez evime hırsız girdi.
İzmir’in Dağlarında Kaktüsler Açar
Eyl 2, 2008 Bana Dair
Yaklaşık 20 gün önce birinci derece akrabalarımdan biri aradı. Nikahı vardı, daveti telefonla yaptı. Nikah İzmir’deymiş. Gidecek olanlar için minibüs kiralanmış. Beraber gidilecekmiş.
Nikah günü geldiğinde, önceden bize bildirilen saatte minibüsün yanındaydık. Ne de güzel bir buluşma olmuştu. Nitekim, bir süredir yüzyüze görüşemediğim akrabalarımla yaklaşık 24 saatlik birlikteliğimiz olacak, hasbihal edecek, hasret gidecektik. Yaşam şartlarının bizi bu duruma düşürdüğüne üzülüyorduk ama sonucu itibariyle değerlendirdiğimizde herkesin sevinci gözlerinden okunuyordu.
Yola çıktık o sevinçle. Minibüste sigara içilmeyeceğini öğrenen eniştelerimden biri yolun henüz üçüncü kilometresinde araçtan inme girişiminde bulunsa da kandırmasını bildik
. Rahat gidiyorduk. Minibüste yeterince yer vardı. Klima çalışıyordu. LCD televizyonumuz ve izlenecek birkaç CD de mevcuttu. Dilediğimiz yerde kısa sigara molaları veriliyordu. Akşam vakitleri yaklaşınca nikaha yetişememe tedirginliği de yansımadı değil yüzlere. Malum, yemekli nikaha gidiyorduk ve karşılıklı “evet” denilecek sahne, programın en değerli anıydı. Hiçbirimiz o kadar yolu tepip de o değerli an’ı kaçırma gafletine düşmek istemezdik. “Ohh be” gülümsemeleri İzmir tabelasına karışınca keyifler yine yerine geldi.
Nikah için bir restoranın bahçesi kiralanmıştı. Garsonlar, temiz giyimli ve güleryüzlü idi. Dünür tarafı da bizleri gördükleri için mutlu olmuş görünümündeydi. 11 saatlik yolculuk yorgunluğumuz derli toplu masalara yerleşince sanki unutulmuş gibiydi.
Gelin-damat geldi. Her ikisinin de ikinci evliliği olacaktı. Damat, değme delikanlılara taş çıkaracak kadar yakışıklı, gelin de oldukça zarif idi. Ama, sanırım İstanbul’dan giden bizler daha çok ikram edilecek yemeği gözlemliyorduk.
Sosyete tarzı, bizim yetişme kültürümüze uymazdı. Bizler; çorba, ana yemek, pilav, salata, tatlı, meyve, çay hayal ediyorduk. Hayalimiz suya düştü. Ne zaman sigara içmem gerektiğine bünyem karar veremedi. Midem de doydu mu yoksa doymadı mı anlamadı sanırım. Ama sanırım ben bu kadarına da razı idim.
Son zamanlarda düğünlere mecburen gidiyordum. Zira, kaldıramıyordum düğün curcunasını, anlamsız tepinmelerini, türkülerimizi mahveden o populist solist tarzlarını. Neyse ki bu yemekli nikah idi. En azından beraber gittiğimiz herkes böyle biliyordu. Hacı annem, iki hacı teyzem ve hacı eşleri. Mütedeyyin teyze çocukları. Tesettürlü akrabalarımız… Herkes, topyekün yemekli nikaha gitmişti.
Hepimiz bilaistisna düğüne gittiğimizden habersizdik. Hele de iki dansözün masalarımızın arasında bizlerden bahşiş koparmak için içimize düşeceğinden… Hacı eniştelerimin, dansözler arz-ı endam edince arkalarını dönmek zorunda kalacağından… Hacı teyzemin, masasına gelen dansözü protesto etmek için masasını değiştireceğinden… Dahası, bizi bizler kadar iyi bilen damat beyin, bizleri konu mankeni durumuna düşüreceğinden…
Şaşırdık, altüst olduk… Kandırıldık… Ayıp edildik…
Dahası, İzmir dönüşü minibüs şoförü bizlerden yol parası talep edince, damat beye durumu ilettiğimizde “Ben misafirim” cevabını aldığımızda neye uğradığımızı şaşırdık. Nakavt edici yumruk bu sandık önce… Ama yanılmışız…
Keşke bu kadar olsaydı…
Teşekkür Ederim Allah’ım
Ağu 18, 2008 Bana Dair
Teşekkür ederim Allah’ım…
Seni çok seviyorum Allah’ım…
Yaklaşık bir ay önce Tesaüf Yoktur başlıklı bir yazı yazmıştım. Yazıda, yaşadığımız her şeyin, Allah’ın yaptığı bir program neticesinde cereyan ettiğini ifade etmiştim. Dün de benzer bir olay yaşadım. Dünden beri de “Teşekkür Ederim Allah’ım” ilahisini mırıldanıyorum.
Teşekkür ederim Allah’ım
Seni çok seviyorum Allah’ım
Sen ganisin, sen rahimsin, sen kerimsin Allah’ım
Sen seversin, sevilirsin sen tek birsin Allah’ım
Bir gül aldım elime
Görmem için göz verdin
Koklamaya burnumu,
Tutmam için el verdin
Teşekkür ederim Allah’ım
Seni çok seviyorum Allah’ım
Anneciğimin sesini
Duymaya kulak verdin
Ondan dua öğrendim
Söylemeye dil verdin
Teşekkür ederim Allah’ım
Seni çok seviyorum Allah’ım
Sen ganisin, sen rahimsin, sen kerimsin Allah’ım
Sen seversin, sevilirsin sen tek birsin Allah’ım
Teşekkür ederiz Allah’ım
Seni çok seviyoruz Allah’ım
Devamını Okuyun »
Etiketler: Elhamdülillah, Merzifon
Buna Hakkın Yoktu Osman Abi
Ağu 3, 2008 Bana Dair
Osman (Yağmurdereli) Abi,
Geçen sene Şubat ayında askerden döndüğümde babamın rahatsızlığı ortaya çıkmıştı…
Gide gele, sonunda Pankreas Kanseri teşhisi kondu…
Kanser türlerinin en çabuk yayılanı…
Doktorlar oldukça ümitsizdi…
Gitmediğimiz hastane, kapısını çalmadığımız umut taciri kalmamıştı…
Sonra…
Sağlık Eski Bakanlarımızdan Yıldırım Aktuna‘nın da aynı hastalığa muzdarip olduğunu ve tedavi için Çin‘e gittiğini öğrendik. Aktuna bizin için bir umuttu…
Ama…
Çin dönüşü bitkin ve dermansız hali bizim umutlarımızdaki dermanı da alıp götürmüştü…
Çin umudumuz da Yıldırım Aktuna ile kırılmıştı…
Devamını Okuyun »
Etiketler: Çin, Osman Yağmurdereli, Pankreas Kanseri
Bilen Sorar Oyunu
Tem 13, 2008 Bana Dair
Merhaba,
Az önce R10‘da gezinirken Turkforum‘dan tanıdığım ve en az 3 yıldır karşılaşmadığım bir arkadaşıma rastladım. (Sanki yüzyüze bir karşılaşma gibi ifade ettim ama her zaman savunduğum bir şey vardır: İnternet sanal değildir, gerçektir
) Bilen Sorar‘ı hatırlattı bana. Bilen Sorar ne mi ?
Etiketler: Zeka Sorusu

