Ani işitme kaybı

'Ölüm içgeni'nde çıkan sivilcelere dikkat
‘Ölüm içgeni’nde çıkan sivilcelere dikkat
24 January 2015
Cerrahi Çözümü var!
Cerrahi çözümü var!
24 January 2015

Ani işitme kaybı

Ani işitme kaybı

İşitme kaybınız ne kadar ani ve hızlı ise tedaviye başlamada aynı derecede ani ve hızlı olmalıdır! Aksi halde işitme kaybınız kalıcı olabilir!
Ani işitme kaybı, isminden de anlaşılacağı gibi işitmenin aniden azaldığı bir hastalıktır. Bu hastalık tıbbi olarak 3 günden az bir sürede ortaya çıkan, birbirini takip eden en az 3 frekansta, en az 30 dB’lik sinirsel tip işitme kaybı olarak tanımlanmaktadır. Bu ani işitme kaybı belirtisinin klasik tanımıdır. Birden, hatta saniye ve dakika içerisinde ortaya çıkması  çok önemli bir bulgudur.  Bazen uykudan uyanınca fark edilir. “Durup dururken aniden kulağım tıkandı”, “Sabah uyandığımda  bir kulağımın tıkandığını fark ettim”  gibi tanımlamalar çok tipiktir. Kulakta uğultu  bulunabilir. Bazı olgularda baş dönmesi, dengesizlik, mide bulantısı olabilir.
Bu belirtiyi yakaladığımız hastaların neredeyse %90’ında altındaki nedeni bulamayız. En önemli etkenler arasında damarsal, viral nedenler, iç kulaktaki zarların yırtılması, otoimmünite (bağışıklık sisteminin kişinin kendi vücudunu tahrip etmesi) ve tömöral nedenler sayılmaktadır. İşitme kaybının ağır olduğu, baş dönmesi olan ve ilk 2 hafta içinde tedavisine başlanmayan hastalarda iyileşme şansının daha düşük olduğu ortaya koyulmuştur.
Kayıp değişik seviyelerde olabilir
İşitme kaybı  pes sesleri veya tiz sesleri daha çok tutmuş  ve  30 db’den   tam işitme kaybına kadar değişik seviyelerde olabilir.  Tam olmayan, pes sesleri tutan, tek taraflı olan, uğultu ve baş dönmesi ek şikayetleri olmayan, erken tedaviye başlamış genç grup  iyileşme ihtimali yüksek gruptur. İki taraflı, tam, tiz frekansları tutan, uğultu ve baş dönmesi şikayetleri olan, geç tedaviye başlamış, daha yaşlı grup iyileşme ihtimali risk altında olan gruptur.
Bu şikayetleri olan hastanın muayenesinde öncelikle dışkulak yolu ve kulak zarının normal olduğu doğrulanır. Yapılan işitme testinde etkilenen kulaktaki işitme kaybı, bu kaybın derecesi ve hangi frekansları etkilediği ortaya koyulur. Hastada damarsal ve metabolik faktörlerin ortaya koyulması için bazı kan testleri yapılabilir. Bir MR incelemesi ile işitme-denge sinirinden kaynaklanan bir tümör olup olmadığı ortaya koyulabilir. Tetkikler  en çok 1 gün içinde yapılıp aynı gün, en geç ertesi gün  tedaviye başlanır. Tedavi protokolleri işitme kaybının derecesine göre değişir. Bazı ağır durumlarda hastaları hastane şartlarında  ilaçları damar yolundan vererek  tedavi ederiz, bazılarını da  ağızdan alınan  ilaçlarla. Yatak istirahatı, yoğun tempoyu azaltmak, serum, vitamin, iç kulak kan akımını arttıran ve  trombositlerin birikimini azaltan  medikal  ve oksijen tedavisi çeşitli tedavi yöntemleridir.